Amerika'ya gidecek öğrencilerin en fazla merak ettiği konulardan bir tanesi, hangi okulun birinci, hangisinin beşinci, hangi okulun üst %10'da vb. olduğunu gösteren bir sıralamadır ( Ranking ). Öğrenciler başvuracakları okulları böyle bir listeye göre belirlemek arzusundadırlar. Amerika'da bu tür sıralamalar çoktur. Ancak bunların hiçbirinin resmi niteliği yoktur ve genelde her biri ötekinden farklıdır. Çoğu zaman bunlar okulları anket yöntemiyle sıralamaktadırlar. Örneğin, 150 işletme fakültesi dekanına kendilerince en iyi 40 işletme fakültesini belirlemeleri ve bunları sıraya koymaları istenebilir. Dekanlarca yapılan sıralamaların ortalaması alınarak en popüler okullar böylece bulunmuş olur.
Zaten biraz düşünülürse, bir okul diğerinden hangi kriterlere göre daha iyidir? Öğrencileri kabulde koyduğu şartların zorluğuna göre mi? Baş vuranlar arasından kabul ettiklerinin oranına göre mi? Yoksa mezun olanların iyi ve yüksek maaşlı iş bulabilme oranına göre mi? Öğretmen-öğrenci oranı, sınıfların küçüklüğü, derslerin çeşitliliği, imkanların bolluğu, kütüphane, laboratuvar, spor salonu, yurt vb. gibi tesislerin büyüklüğü ve gelişmişliği, öğrencilere sağlanan burs imkanı, profesörlerin şöhret ve maaşları, araştırmalara ayrılan fonlar, kişi başına düşen araştırma fonları, kampüsün güzelliği ve rahatlığı, okulun ünü ve daha pek çok kriter sayılabilir. Bilinmesi gereken nokta, her kritere göre genelde farklı listelerin ortaya çıktığıdır. Bu bakımdan bütün bu kriterleri ayrı ayrı değerlendirmeden herhangi bir okulun diğerine üstünlüğünü ileri sürmek güçtür.
Diğer çok önemli bir nokta, örneğin lisans düzeyinde çok önde olan bir okulun yüksek lisans veya doktorada
o kadar da iyi olmayabileceğidir. Hatta belki o okulda lisansüstü programlar hiç yoktur. Örneğin, bir doktora öğrencisinin, lisans düzeyinde en iyilerden biri diye herhangi bir üniversiteye başvurması gülünç olabilir. Tam tersi bir örnek, kaynaklarda lisans programlarına girişi kolay gösterilen bir okulun lisansüstü programlarına girişi son derece güç olabilir. Diğer taraftan, yukarıdaki paragrafta belirtilen bütün kriterleri bir şekilde değerlendirmeye katarak en iyi okulları belirleyebildik diyelim. Doğal olarak okullar arasında bu sefer de dallara göre farklılıklar olacaktır. Sözgelimi elektrik mühendisliğinde çok iyi kabul edilen bir okul ekonomide o kadar iyi olmayabilir. Yine aynı okul, elektrik mühendisliğinde genel olarak çok iyi olmasına rağmen elektrik mühendisliğinin sizin uzmanlaşmak istediğiniz dalında belki hiç çalışma yapmıyordur. Buna karşılık, belki ismi hiç duyulmamış bir üniversitede tam sizin aradığınız program vardır. Bu bakımdan karar verirken sıralamadan çok ders programları, araştırma ve laboratuvar imkanları gibi faktörler öncelik kazanmalıdır. Sonra, ünlü bir profesörün bir okuldan diğerine geçmesi, herhangi bir okula büyük araştırma fonlarının aktarılması gibi etkenler sıralamada dramatik değişikliklere yol açabilir, Bütün bunlar, bilhassa yüksek lisans ve doktora öğrencileri için önemlidir.
Sözün kısası, normal olarak, "bir okul üçüncüdür, diğer okul yedincidir, şu okul üst %20'dedir" gibi laflar edebilmek çoğu zaman da keyiflidir. Sıralamalar okullar hakkında genel fikir edinmek için kullanılabilir. Ancak bunu yaparken sözkonusu sıralamaların bilimsel kesinlikten uzak olduğu unutulmamalıdır. Sanki bir spor müsabakasının kesin sonucuymuş gibi katı sıralamalar yerine " Bu okul eldeki verilere göre ve son değerlendirmelere göre şu dalda ilk yirmiye girebilir veya girişi en zor okullar arasındadır ya da takriben üst %10'dadır" gibi ifadeler daha gerçekçidir.
Amerika'da ki sıralamalara örnek olarak U.S. News & World Report isimli derginin her yıl yayınladığı rapor ve Gourman Report gösterilebilir. Bazı referans kitaplarında da okullar belirli kategorilere göre sınıflandırılmışlardır. Öte yandan, illa bir sıralama gerekiyorsa, bu kitaptaki saha listelerinde belirtilen okulların o sahalardaki en iyi okullar arasında olduğu unutulmamalıdır.
Akreditasyon ile sıralama ( ranking ) hiçbir durumda birbirine karıştırılmamalıdır. Sıralamaların Amerika'da hiçbir resmi değeri veya niteliği yoktur. Başvurulacak okulları bunlara göre kısıtlamak, örneğin öğrencilerin kendilerini veya burs veren kurumların öğrencileri bu tür listelerle sınırlamaları çok yanlış bir uygulama olur. Sıralamalara girmeyen ya da üst sıralarda yer almayan yüzlerce akredite ve üniversite vardır.